Reklam Pazarlama Çözümlemeleri

Archive for Ekim 2009

Gnçtrkcll’ in gençleri sahiplenmesini çok seviyorum. Rakiplerine oranla çok daha yüksek sesle yapıyor bu işleri. Rakipleri gibi yapmacık ve sahte durmuyor, gençlik kulübünü çok sağlam projelerle yürütüyor…Bu seferki kampanya ise daha da başka;

Gençlerin kendi güçlerini fark etmelerini ve gençliklerini doyasıya yaşamaları için harekete geçmelerini sağlamayı da amaçlayan bir  kampanya ile; http://www.genckenyapilacak100sey.com adresindeki listede yer alan maddeleri gerçek hayatta yapan ve çektikleri videoyu yollayarak “gençliğinin gücü”nü gösterenlere, birbirinden cazip armağanlar sunmayı hedefliyor. Ajansların temel sorunu şudur ki; Türkiye’de gençler üretmeyi değil tüketmeyi seviyorlar. Burada Turkcell’ in ajansını aldığı risk açısından tebrik ediyorum ki umarım hayal kırıklığına uğramazlar…

gnçtrkcll’liler, gençken yapılacak 100 şeyden istediklerinin videosunu çekecek ve yayınlanan her videoları için 100 kontör/25 dakika kazanacak; yüklenen videoları izleyenler ise 5 kontör/1,5 dakika kazanma fırsatı yakalayacak.

Kampanyanın büyük ödülünü, birbirinden güzel alternatifler arasından yine gençler belirleyecek. http://www.genckenyapilacak100sey.com sitesindeki anketi dolduran gnçtrkcll’liler, bir kişiye Mini Cooper, iki çifte dünya seyahati, 50 kişiye iPhone 3GS ve 3 kişiye Turkcell’lilerle bir yıl bedava konuşma arasından büyük ödülü seçecek.

Kampanya ile ilgili olarak web sitesini ve görsel çalışmalarını acayip başarılı bulduğumu da bildirmek isterim..Umarım turkcell açısından başarılı birşey olur.

Son bir not; yapılacak şeyler çok uçuk ve kaçık olmuş gibi.. Jackass gençliği değil sonuçta bu….

Gençken Yapılacak 100 Şey”den seçmeler:

Garson hesabı getirdiğinde arkadaşınla hesabına el kızartmaca oyna. Garsonu hakem yap.

Etrafındakilere sürekli öpücük gönder, soranlara “tikim var” de.

Otobüste tüm yolculara hitaben yüksek sesle o günün gazetesini oku.

Balık adam kıyafeti giy, sokakta gördüğün insanlara “Akdeniz ne tarafta?” diye sor.

Yatak / baza satan mağazalara git, “en uygun yatağı alabilmem için en az bir gün burada uyumam gerek” diyerek saatini kur ve yataklardan birine yat.

Sinemaya elinde bir DVD ile git, gişede görevliye kendi filmini çektiğini ve arkadaşlarınla birlikte bir sonraki seansta bu filmi izlemek istediğini söyle, ısrarcı ol, bilet parası ödeyeceğini söyle.

Arkadaşlarını topla, kalabalık bir grup halinde halay çekerek otobüse bin.

Gençken Yapılacak 100 Şey

Reklamlar

Olsada gitsek sadece biletsizlikten denmiş birşey..Bizimde bir bütçemiz var kardeşim..Hangi organizasyona gidelim..Bir oraya bir buraya…

Efes Pilsen Blues Festival yıllardır gitmek istediğim bir etkinlik..Her sene etkinlik listeme ekler paralarımı biriktiririm…Fakat bu sene Galatasaray’ ımın maçlarının iyi geçmesi, fazla maç bileti almama sebep oldu ve biraz bütçe açısından yerlere serpildim..Çok gitmek istediğim şu etkinliği yine ertelemek, olur da ölmezsem seneye gitmek zorunda kalacağım..

Efes iyidir, Pilsen daha güzeldir, Bluesla 10 numaradır diyorum, başka birşey demiyorum…Buyrun buradan yakın;

Türkiye’nin en uzun soluklu müzik festivali Efes Pilsen Blues Festival, 20. kez Türkiye turuna çıkmaya hazırlanıyor. Bu yıl 16 Ekim – 21 Kasım 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek Efes Pilsen Blues Festival, 20 farklı şehirde, 23 konserle blues hayranlarına bir kez daha unutulmaz bir müzik deneyimi yaşatacak. Festival 20. yılında Shemekia Copeland, Terry Evans ve Ray Schinnery’i ağırlayacak.

Pozitif organizasyonu ile gerçekleşecek Efes Pilsen Blues Festival 20, her yıl olduğu gibi bu yıl da blues müziğinin efsane isimlerini ağırlayacak. Ateşli ve yetenekli bir blues müzisyeni olarak müzikseverlerin belleklerinde yer alan Shemekia Copeland, folk ve delta-bluesun bir numarası olan Terry Evans, blues dünyasının çok yönlü sanatçısı, hayranlarının “Master Showman” olarak taçlandırdığı Ray Schinnery, 20 şehirde gerçekleşecek 23 konserle blues fırtınası estirecek.

Gidecek olanlara iyi dinlemeler..

blues-afis

Penti çorap Türk çorap tarihinde ilkdir , devrimdir diyorum.. Hakkını vererek kadını kadın gibi gösteren süper modeller üretiyorlar.. Reklamlarını , afişlerini gerçekten çok beğeniyorum.. Ama bu son Hadise reklamları gerçekten çok boşa harcanmış bir kampanya..Reklamdan önce afişleri gördüğümde Hadise’ nin Hadise olduğunu anlayana kadar canım çıktı..

Bence; Penti, Hadise’ nin popülerliği – güncelliği dalgasının üstüne binerek ilerlemek istemiş ama olmamış!! Bu sadece benim değil, çevremdekilerin de fikri!

Ben olsam;

Deniz Çakır – Beren Saat – Berrak Tüzünataç gibi isimleri ısrarla kullanırdım..

Bloggerlara özel bir defile düzenlerdim.. (Bu konuda ciddiyim)

Ve en önemlisi bence , Pirelli takvimi kadar olmasa da, Penti Takvimi yaptırırdım…

Penti ile ilgili Pent House adı altında güzel bir fikrim var ama, ajanslarına boşuna para kazandırmak istemem..Gelsinler buyursunlar kapımı çalsınlar, yardımcı olayım : )

Ve son olarak..Web sitenizdeki katalogta bayanın basen – kalça bölümü çok kötü…hemide çok… çorapları hiç güzel göstermiyor..Bu da olmamış bence ..

Saygılar , esenlikler…

hadise02

Virgin Radyo’ nun Türkiye’de yayın hayatına başlaması mükemmel birşey oldu… sabahları artık Dıpdısss dandik FM’leri ne dinlemek zorunda kalıyoruz ne de 2 saat kafamıza göre bir playlist çıkarmak için uğraşıyoruz… Deyim yerindeyse sanki sizin modunuza göre çalıyorlar.. : )

Sosyal medyada da kendilerini takipteyim.. Her ne kadar daha kendilerinden hiçbir şekilde bedava konser bileti kazanamasam da , birgün ben de twittleyip birşeyler kapacağım.. ( Herşey bir yana , iyi bir twittleme söz konusu.)

Bir de Radyo Virgin, artık kendi büyük partilerini yapsa da biz de gitme şansı bulsak..Mesela yılbaşında çok ama çok güzel bir organizasyon yapsa da bizde gidip cümbür cemaat eğlensek 🙂

Amen

http://twitter.com/Virgin_Radio_TR

img_5399_vradio_to_450x360

Kendisinin Youthrepublic’te Art birşeysi olarak çalıştığını öğrendiğim Furkan adlı arkadaşımıza bir destek yazısıdır…

Kendisi elinde Canon makinesi ve ” Canon See Him 🙂 ” plakasıyla sosyal medyadan tanıdığı – tanıştığı insanların fotoğraflarını çekerek Canon’ un ilgisini çekmeye çalışıyor..

Kendisine  bir alo – bir mail – bir twitt etmeniz yeterli olacaktır.. Haddinden fazla tatlı bir insan … Bence çektiği fotoğraflar arasından bir oylama açmalı ve Canon’a Canon’ un Yüzü Olması için bir öneride bulunmalı.. bu fotoğrafını çektiği insanlardan 1 ine bir jest yapmış olur 🙂

http://canonseeme.blogspot.com/

http://picasaweb.google.com/Ujiosan/2010ForCanon#

ve facebook grubundan kendisini takip edebilirsiniz ….

çektiği fotolardan iki tane favorim var;

canon see him!

canon see him!

bayanın kim olduğunu bilmemekle birlikte çok tatlı olduğunu düşündüğüm için resmini ön plana çıkardım 🙂

Eski bir müdavimi olarak Bronx’ un kapanmasına ama ismine ve geçmişini saygı duyarak onu yeniden yaratacağını düşündüğüm Kafe Pi Grup aldı… Engin Abi ve ortaklarının en iyi işlerden biriydi bence.. Bronx’ u yeniden tasarım aşamasında kulağımıza efsane duyumlar geldi. Bronx Pi Sahne’ nin mükemmel olduğu, tasarımının olağan üstü yönündeydi.

Gidip görmek ve çıkacak grupları Kafe Pi shotları eşliğinde dinlemek için can atıyordum. Ve nihayet 23 Ekim Yasemin Mori ile açılışı yapıyorlar…

Herşeyden önce yeterli  tanıtımın yapılmadığı kanaatindeyim.. Duymayan bilmeyen bir kesim hala var..

Yasemin Mori ve ardından gelenlerle Bronx Pi Sahne hayatına devam mı edecek?  Duman – Wailers gibi grupları dinlediğimiz yerde, Yasemin Mori?

Tanışarock’ta yaptığı hatayı bence Kafe Pi yine yapıyor… Bilet fiyatları 30TL ki ben bu fiyatlara gidemeyeceğim..Gidersem içeride ne içeçeğim.. Jolly Joker’de 45TL verip Teoman dinlerim daha iyi (ki asla buna da gitmem )

Daha iyi bir grup, daha iyi bir tanıtımı hak ediyor Pi Sahne.. Duyun görün eyleyin…

afis

Geçtiğimiz günlerde Kafe Pi artık kendi festivalimizi yapma zamanı geldi fikrinden yola çıkarak üniversitelileri kendileri karşılamak istediler. Tanışarock 2009 festivali belki de yılın en güzel konseri olabilecekken Kafe Pi’nin organizasyon yetersizliği ve sanatçıların yeterli olmaması beklenen ilginin gösterilmemesine sebep oldu.

Herşeyden önce sırayla irdelemek gerekirse Maçka alanı doğru bir seçimdi.

Kulüplerin aktivite yerleri eh işte dedirtecek cinstendi.

Kafe Pi’ nin kendi barları varken Efes’in kendi barının olması çok kötü duruyordu.

ADL kendi tshirtlerini pazar yerindeki gibi dağıtıyordu.

Yemekler pahalıydı.

İçeride çok fazla eğlence yoktu. İnsanlar keşke gelmeseydim modundaydı.

Ve de en önemlisi sanatçılar çok kötüydü. Kafe Pi’nin tüm mekanlarının hafta sonları yaptığı ciroları az çok herkes hesaplayabiliyor. 5-6 milyara Kurban gibi sanatçıları çıkarmak onlara hiç yakışmadı. Kim gelirse gelsin bizim markamız yeter güvencesi deyim yerindeyse çok pis patladı. Resmi rakamları bilmem ama bence içeride akşam 20.00 sularında 2bin kişi falan vardı.

Biletler çok pahalıydı. 10 TL senin müşteri kitlen olan öğrenci için en az 2 bira parası demek olduğunu unutmamak lazım…

Kafe Pi gibi efsane büyüme rakamlarını yakalamış ve süper bir ekibi olan bu topluluğa bu organizasyonun olmadığını kendileri de iyi anladılar. Umarız seneye ders alınmış ve daha da güzelleştirilmiş olur.



Sayfalar

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

Son Yorumlar

Alpella Ole, hakkını verm… hakkında avni karaman
Bronx Pi Sahne hakkında Tuğçe
Canon See Him / Me ? hakkında Furkan